Rahel Ne Demek? Bir İsmin İçimde Bıraktığı O Sessiz Sızı
Değerli ziyaretçiler, Netromakmakina ekibi bu yazısında “Rahel ne demek” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor.
Bazı isimler vardır.
İnsan o ismi ilk duyduğunda içinde açıklayamadığı bir his oluşur. Sanki daha önce bir yerde duymuştur da unutmuştur gibi. İşte ben “Rahel” ismini ilk duyduğumda tam olarak bunu hissettim.
Kayseri’de sonbaharın sert yüzünü göstermeye başladığı günlerden biriydi. Hava kuru soğuktu. İnsan nefes alınca ciğerinin içi yanıyordu resmen. Her zamanki gibi Cumhuriyet Meydanı’ndan yürüyüp küçük bir kafeye girdim. Yanımda defterim vardı. Ben zaten nereye gitsem defter taşıyorum. Çünkü bazen insanın içi ansızın doluyor ve o an yazmazsa dağılıp gidecekmiş gibi hissediyor.
Cam kenarına oturmuştum. Dışarıda insanlar hızlı hızlı yürüyordu. Ben ise sıcak kahvemi iki elimle tutup etrafı izliyordum.
Sonra kapı açıldı.
İçeri uzun kahverengi kabanlı bir kız girdi.
Normalde bir yabancıya bu kadar dikkat etmem ama onun yüzünde garip bir hüzün vardı. Sanki uzun zamandır uyumamış gibiydi. Gözlerinin altında hafif morluklar vardı ama yine de çok sakindi.
Kasadaki çocuk siparişi hazırlarken ona seslendi:
“Rahel Hanım, her zamanki gibi mi?”
İşte her şey o anda başladı.
Rahel.
İsim içimde yankılandı resmen.
O kadar farklı, o kadar derin geldi ki bana.
Ve dürüst olayım…
O gün bütün akşam aklımdan çıkmadı.
Rahel İsminin Anlamını İlk Kez O Gece Araştırdım
Eve döndüğümde hava iyice soğumuştu. Kayseri geceleri insana yalnızlığını daha çok hissettiriyor bazen. Özellikle de eve sessiz dönüyorsan.
Montumu çıkarıp odama geçtim. Masamın üstünde sarı ışık yanıyordu. O ışığı seviyorum çünkü insana eski günlüğün sayfaları arasında yaşıyormuş hissi veriyor.
Defterimi açtım.
Sayfanın en üstüne sadece şunu yazdım:
“Rahel ne demek?”
Sonra uzun süre boş boş baktım.
Araştırınca öğrendim ki Rahel ismi İbranice kökenliymiş ve “dişi koyun, saf, temiz ve masum” gibi anlamlara geliyormuş. Aynı zamanda eski dini metinlerde geçen güçlü bir kadın adıymış.
Ama nedense ben o gece bu anlamlardan çok başka bir şey hissettim.
Bana göre Rahel;
Sessizce kırılan insanların ismiydi.
Kalbinin içini herkesten saklayanların ismiydi.
Gülümseyip eve gidince ağlayan insanların ismiydi.
Bilmiyorum neden böyle düşündüm ama içimde tam olarak böyle bir duygu oluştu.
Bir İsmin İnsan Hayatına Bu Kadar Dokunması Normal Mi?
Ertesi gün yine aynı kafeye gittim.
Kendime kızıyordum aslında.
“Ne yapıyorsun oğlum sen?” diyordum içimden.
Ama gittim.
Çünkü bazen insan bir hissin peşinden gidiyor. Mantıklı olması gerekmiyor.
Kafe kalabalıktı. Camlar buğulanmıştı. Kahve kokusu her yere sinmişti. Ben yine köşeye oturdum.
Ve o geldi.
Bu kez elinde bir kitap vardı.
Birkaç dakika boyunca sadece onu izledim. Sonra kendimden utandım. Çünkü bir yabancının yüzünde neden bu kadar anlam arıyordum bilmiyordum.
Ama garip olan şu:
Sanki onu uzun zamandır tanıyormuşum gibi hissediyordum.
İnsan bazen bazı kişilere sebepsiz şekilde yakın hissediyor kendini.
Belki yalnızlıktan.
Belki kalbin yorulmasından.
Belki de gerçekten bazı insanlar birbirini tanıyormuş gibi hissediyor.
Defterime Yazdığım Cümle
O gün kafede otururken defterime şöyle yazmışım:
“Bazı isimler insanın içine düşüyor.”
Gerçekten öyleydi.
Rahel ismi içime düşmüştü.
Çünkü uzun zamandır ilk kez bir şey hissediyordum.
Son zamanlarda hayatım çok tekdüzeydi. İş, ev, yürüyüş, kahve, gece düşünceleri…
25 yaşındayım ama bazen kendimi 50 yaşında gibi hissediyorum. Özellikle geceleri.
Arkadaşlarım evleniyor.
Bazıları başka şehirlere taşınıyor.
Bazıları hayatını düzene koymuş gibi görünüyor.
Ben ise hâlâ gece üçte günlük yazıyorum.
Hâlâ bazı şarkılarda durup eski anıları düşünüyorum.
Hâlâ birinin gözlerinin içindeki hüznü fark edecek kadar duygusalım.
Bazen bunun yük olduğunu düşünüyorum.
Çünkü fazla hisseden insanlar daha çok yoruluyor.
Rahel’le İlk Konuşmam
Bir hafta boyunca onu sadece uzaktan gördüm.
Sonra bir akşam cesaretimi topladım.
Kafede elektrikler kısa süreli gidince herkes telefon ışığını açtı. Ortalık karıştı biraz. O sırada kitabı yere düştü.
Gidip aldım.
Bana gülümsedi.
“Teşekkür ederim.”
Sesi çok sakindi.
Sonra kitabın kapağına baktım. İçinde bol bol altı çizilmiş cümleler vardı.
“Çok mu seviyorsun bu kitabı?” dedim.
Bir süre sustu.
Sonra şöyle dedi:
“Bazı insanlar kitaplara sığınıyor.”
Bu cümle beni mahvetti.
Çünkü ben de aynıydım.
Ben de bazen insanlardan kaçıp satırlara saklanıyordum.
Bir İnsan Neden Bu Kadar Tanıdık Gelir?
Sonraki günlerde konuşmaya başladık.
Uzun uzun değil.
Kısa kısa.
Ama bazı insanlar vardır, az konuşsa bile içinde iz bırakır.
Rahel öyleydi.
Bir gün bana çocukken annesini kaybettiğini anlattı.
O an gözleri başka yere kaydı.
Ben hiçbir şey diyemedim.
Çünkü bazı acılara cümle yetmiyor.
Sadece sustum.
Sonra şöyle dedi:
“İnsan bazı eksikliklere alışamıyor.”
Bu sözü duyunca boğazım düğümlendi.
Çünkü ben de dedemi kaybettiğimden beri aynı şeyi hissediyordum.
Bazı boşluklar dolmuyor.
İnsan yaşamaya devam ediyor ama içindeki eksik parça hep orada kalıyor.
Rahel Ne Demek? Benim İçin Artık Çok Başka Bir Şey
Bugün biri bana “Rahel ne demek?” diye sorsa sadece sözlük anlamını söyleyemem.
Çünkü benim için Rahel artık bir isimden ibaret değil.
Rahel;
Sonbahar akşamı demek.
Cam kenarında unutulmuş kahve fincanı demek.
İnsanların gizlediği kırgınlıklar demek.
Sessiz ama derin bir hüzün demek.
Ve biraz da umut demek.
Çünkü uzun zamandır ilk kez biriyle konuşurken kendimi yalnız hissetmemiştim.
Bu bana iyi gelmişti.
İnsan bazen sadece anlaşılmak istiyor.
Çok büyük şeyler değil.
Sadece biri “ben seni anlıyorum” hissini versin istiyor.
Kayseri’nin Soğuk Gecesi ve O Son Mesaj
Bir gece eve dönerken kar yağmaya başladı.
Telefonuma mesaj geldi.
Rahel yazmıştı.
“Bugün seni görünce kendimi daha az yalnız hissettim.”
Mesajı okuyunca uzun süre yürümeyi bıraktım.
Sokağın ortasında öylece kaldım.
Çünkü ben de aynı şeyi hissediyordum.
Ve dürüst olayım…
Uzun zamandır hiçbir cümle kalbime bu kadar dokunmamıştı.
O gece eve gidince günlüğüme tam üç sayfa yazdım.
Şunu fark ettim:
İnsan bazen birine âşık olmadan da derinden bağlanabiliyor.
Sadece onun varlığı bile içindeki karanlığı azaltabiliyor.
Hayat Devam Ediyor Ama Bazı İnsanlar İçinde Kalıyor
Şimdi bu satırları yine gecenin bir yarısı yazıyorum.
Dışarıda Kayseri ayazı var.
Cam hafif buğulu.
Masamda yarım kalmış kahve duruyor.
Ve ben hâlâ bazı isimlerin neden bu kadar ağır hissettirdiğini düşünüyorum.
Rahel mesela.
Bir isim nasıl olur da insanın içinde bu kadar yer eder?
Bilmiyorum.
Belki bazı insanlar gerçekten tesadüf değildir.
Belki bazı karşılaşmalar insanın hayatına küçük ama kalıcı izler bırakır.
Rahel hâlâ hayatımda mı?
Bunu anlatmayacağım.
Çünkü bazı hikâyeler net bir son istemiyor.
Bazı insanlar hayatına kısa süreli girse bile senden bir parçayı yanında götürüyor.
Ve sen uzun süre bunu hissediyorsun.
Bugün Defterime Yazdığım Son Cümle
Az önce defterimi kapatmadan önce şunu yazdım:
“Bazı isimler sadece isim değildir. Bir mevsim gibi gelir insanın hayatına.”
Rahel de benim hayatıma öyle geldi.
Sessizce.
Yavaşça.
Ama derin bir iz bırakarak.
Şimdi “Rahel ne demek?” diye sorulduğunda içimde sadece bir anlam oluşuyor:
İnsanın kalbine dokunan ama tam olarak açıklayamadığı şeyler…
Netromakmakina olarak “Rahel ne demek” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!