Kayseri’nin Soğuk Sabahları ve İçimde Biriken Sessizlik Kayseri’de sabahlar her zaman biraz sert başlar. Camın kenarına vuran soğuk, sanki gece boyunca içimde biriken düşünceleri de uyandırır. Yirmi beş yaşındayım ve kendimi çoğu zaman yarım kalmış bir cümle gibi hissediyorum. Defterlerim dolu ama içimde anlatamadığım daha çok şey var. O sabah da öyleydi. Ev sessizdi. Annem mutfakta çay koyarken çıkan bardak sesi bile uzak bir hatıra gibi geliyordu. Ben ise odamda, yarım kalmış bir yazının başında, pencereye bakıyordum. Dışarıda gri bir gökyüzü vardı. Sanki şehir bile konuşmak istemiyordu. O gün içimde tuhaf bir özlem vardı. Ne olduğunu adını koyamıyordum ama eksik…
Yorum BırakEtiket: deniz
Kelimelerin Kıyısında: Bir Edebiyatçının Gözünden Güre Denizi Kelimeler, dünyayı yeniden kurmanın en zarif yoludur. Bir edebiyatçının kalemi, bir coğrafyayı yalnızca betimlemez; onu duyguların, anıların ve hayal gücünün alanına taşır. Güre denizi dediğimizde aklımıza yalnızca bir sahil gelmez; aynı zamanda bir çağrışımlar denizi belirir. Deniz burada yalnızca suyun genişliği değil, insanın iç dünyasının aynasıdır. Her dalga, bir cümlenin ritmi; her esinti, bir duygunun sarsıntısı gibidir. Denizin Anlatısı: Gerçeklik ve Hayalin Buluştuğu Nokta Edebiyatın tarihinde deniz, hep bir metafor olmuştur. Homeros’un “Odisseia”sında deniz, insanın kendi kaderiyle mücadelesini temsil eder. Melville’in “Moby Dick”inde okyanus, insanın bilinmeyenle yüzleşmesidir. Fakat Güre’nin denizi daha farklıdır: O,…
8 Yorum